Hazır aklımdayken…

Bol keseden sallayayım dedim.

Monthly Archives: Eylül 2010

Hormonlu

Hormonlu gıda tüketmeden önce bir daha düşünün.

Balonlarım Var

Akademisyenler aleminin bir kısmını (en azından benim gördüğüm bir kısmını) güzel özetleyen, en beğendiğim PHD karikatürlerinden…

Bir Küçücük Aslancık Varmış

Meşhur aslancık ağıdını bilmeyen yoktur heralde:

Bir küçücük aslancık varmış.
Kırlarda ko ko koşar oynarmış.
Annesi onu çok severmiş.
Babası onu çok severmiş.
Sen benim ca ca canımsın dermiş.
Aslan baba harpte vurulmuş.
Küçük aslan köyden kovulmuş.

Öncelikle böyle bir konuya sahip bir çocuk şarkısı (!) nasıl olur da bu denli geniş kitlelerce bilinir ona anlam veremiyorum. Kemalettin Tuğcu dramı lan bu. Her şey çok iyi, herkes mutlu sonra bir bakıyorsun baba ölüyor, çocuk sürgün, anne muallak.

Neyse benim anlamadığım kısım baba vurulduktan sonra çocuğun neden kovulduğuydu. Demin bir aydınlanma oldu çözdüm olayı, muhtemelen baba harpte köyü savunurken ölüyor. Düşman köyü ele geçiriyor ve bir şekilde aslancık kovuluyor.

Gerçi yok ya bu da olmadı. Düşman neden kovsun, başından atmak istiyorsa çeker vurur. O halde, baba büyük bir güce sahip kabile reisi, köy muhtarı gibi bir mevkîde. Halk “yeter söz milletin” deyyü ayaklanıyor. Çıkan çatışmada baba aslan vuruluyor, aslancık da kovuluyor.

Oh be rahatladım. Resmî tarihle kandıramazsınız beni. Böyle çözerim işte gizli kalmış olayları.

12 Dev Adam ve Bir Sürü Cüceler

Türkiye, 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası’nda 2.’liği elde etti. Müthiş bir başarı bu, emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler.

Ancak ne yapsan yaranamıyorsun bu millete. Maç biter bitmez milli takımı eleştiren adamcıklar türemeye başladı. Sanki en başından beri başarısızlığı istiyormuş, “hah işte ben demiştim bunlardan adam olmaz diye, ben dedim hacı, ben hep derim zaten” tavrını takınmak için sabırsızlanıyormuş gibiler. Onlar için Allah’tan akıl fikir, yakınlarına da sabır diliyorum.

Bu takıma nasıl savunma yapılacağını öğreten, disiplinden taviz vermeyen, son kemoterapi seansına takımın başında bulunmak pahasına gitmeyen Tanjeviç bile basketbol bilmemekle suçlanabiliyor bu ülkede. Adamın geçmişine bakıyorsun başarılarla dolu. Ama bu millet nerde ne zaman neyin konuşulacağını bilmez, turnuvanın ortasında çıkar bu adamı eleştirir.

Ben demiyorum ki eleştiri olmasın. Ama lütfen bu işten anlamayan adamlar Matrix’i çözmüşcesine eleştirmesin. Aksayan yanlar vardır, yetersiz oyuncular vardır, tesisler eskidir, altyapı eksiktir vs. Bunlar konuşulur, yeter ki bunları konuşanların tavrı “hade lan benden iyi mi bilecen dürrük” şeklinde olmasın.

Tutsan atom parçalasan “silisyumu herkes parçalar, hem o olmamış nötronlar kalmış” derler. Derler çünkü bir işi beceremeyen adamlar başkalarının başardıklarından konuşarak kaçmaya çalışırlar.

Ekleme: Yazıyı yazmamdan 1-2 gün sonra malum ödül haberi (adam başı 1.5 milyon € + 500 cumhuriyet altını) çıktı. Ne eleştirmesini biliyoruz ne de ödüllendirmesini.

Firefox ve Eklentileri

Firefox’un tarayıcı piyasasına girdikten kısa süre sonra IE’nin başını ağrıtmasının en önemli nedenlerinden biri sahip olduğu geniş eklenti listesi. Benim de vazgeçemediğim, formattan sonraki ilk 10 dakika içinde kurduğum birkaç eklenti var:

Adblock Plus

Adblock Plus, sitelerdeki reklamları görmemenizi sağlayan bir eklenti. Kurduktan sonra bir listeye abone oluyorsunuz ve ziyaret ettiğiniz sitelerdeki bol renkli, kıpraşmalı, hoplamalı zıplamalı reklamları unutuyorsunuz. Reklamlar efendi gibi olduğu yerde dursaydı, iki satır yazı okuyalım derken “omg sitemizi ziyaret eden 1.000.000’uncu kişi olduğunuzdan dolar milyoneri yapacaz sizi” şeklinde kafa ütülemeseydi biz de muhtaç kalmazdık bu tip eklentilere.

FoxyTunes

Kullandığınız medya oynatıcıya erişiminizi sağlayan bir eklenti. Tarayıcının en alt kısmındaki bara yerleşiyor, ekstra bir yer kaplama durumu yok yani. Müzik dinlerken Youtube’dan video açtığınızda müziği otomatik olarak durdurmak gibi bir olayı da var.

IE Tab 2

Bazen web sayfaları IE standartlarına göre tasarlanmış oluyor ve Firefox’ta yamulabiliyor. Bu durumda IE’yi açıp aynı sayfaya gitmektense bu eklenti sayesinde bir tıkla sayfayı Firefox içinde IE’deymiş gibi açabiliyorsunuz. Eskiden bu sorunla sıklıkla karşılaştığımdan benim için vazgeçilmez bir eklentiydi ancak son zamanlarda nadiren kullanıyorum.

Read It Later

Geldik benim favori eklentime. RIL sayesinde bulunduğunuz sitenin adresini tek tıkla “okunacaklar listesine” kaydedebiliyorsunuz. Mantık basit, eklenti yer imleri altında kendine ait bir yer ayırıyor ve seçtiğiniz siteleri buraya ekliyor. Ayrıca kendi üzerinden kaydettiğiniz sitelere hızlıca erişebiliyor, isterseniz not alıp etiketleyebiliyorsunuz. Üye olursanız eklediğiniz sitelere her yerden erişebiliyorsunuz. Format öncesi bookmarklarını yedeklemeyi unutan ve nette bir şeyler araştırırken “he dur bakarım şuna da bi ara” diyen benim gibiler için RIL adeta Deus Ex Machina.

Firefox güzel, Firefox datlı.

2013 yılından gelen edit: Firefox mu kalmış aga, yıllardır hastasıyık Chrome’un.