Hazır aklımdayken…

Bol keseden sallayayım dedim.

Elysium: Bi Garip Dünya

Az önce District 9‘un da yönetmenliğini yapan Neill Blomkamp’ın yeni filmi Elysium‘u izledim. District 9 gibi bu da bir bilim-kurgu filmi ama bu sefer uzaylılar yok. Sene olmuş 2154, Dünya nüfusu çılgın gibi artmış, her yer gecekodu misali yapılaşmış gökdelenlerle kaplı. Azınlık zengin nüfus ise “buralar bize dar” düsturuyla yörüngeye Elysium isminde yapay bir yerleşim oturtmuş, orada takılıyor. Hikayenin tabanı güzel.

Max isimli ana karakteri oynayan Matt Damon kardeşimiz (kardeş diyorum ama seneler oldu ben bi türlü sevemedim bu adamı) ciddi bir rahatsızlık geçiriyor. Tek çare Elysium’a gidip birkaç dakika içinde her türlü hastalığı tedavi edebilen podlardan birine yatmak. Ama şöyle bir durum var, Elysium’a öyle herkes elini kolunu sallayarak giremiyor. Kahramanımız da kavga dövüş bi şekilde çözecem lan ben bu mevzuuyu kafasıyla o patlama senin bu adam kaçırma benim takılıyor.

Film genel olarak fena değil ama çok daha iyi yapılabilirmiş bence. Aksiyon sahneleri gayet başarılı, özellikle yeni nesil AK-47 tasarımını ve yenilikçi mühimmat fikirlerini güzel buldum. İnovasyon şart. En başta dediğim gibi hikayenin oturduğu zemin başarılı. Ancak izlerken ben yeterince tad alamadığımı hissettim. Öncelikle karakterlerle ilgili göze batan bazı kusurlar var. Kruger isimli karakterin sesi, aksanı felaket. Sözde kötü karakter ama o ses tonu yüzünden bir türlü ciddiye alamadım adamı film boyunca. Delacourt rolünde Jodie Foster’ı oynatarak gereksiz masrafa girmişler, Beren Saat’i koysalarmış o da olurmuş hani. Hiçbir özelliği olmayan bir karakteri canlandırıyor Jodie abla (teyze?). Klasik bir otoriter kadın rolü.

Filmin bu bahsettiğim eksi yanları çok da rahatsız edici değil aslında. Beni asıl rahatsız eden ve film boyunca birinin çıkıp mantıklı bir açıklama yapmasını beklediğim bir problem var ortada. Dediğim gibi Elysium’da tüm tıbbi problemleri saniyeler içinde çözen teknolojik cihazlar var. Kanser ya da felç, yatıyorsun alete tık iyileşiyorsun. Bizim eleman da bunun için film boyunca yardırıyor Elysium’a. İyi de bu aletlerden neden Dünya’da yok? O kadar hastane kuracağına bunlardan koy sağa sola olsun bitsin anasını satayım. Ha deseler ki “aga bunun maliyeti çok yüksek öyle her yerde olmaz” çürük de olsa bir açıklama var derim. Hatta biraz daha stratejik yaklaşıp “insanlar bu kadar kolay iyileşirse onları fabrikalarda çalıştırabilmek için tutmamız zorlaşır” ya da “tıp sektörü çöker bi sürü rant var orada” deseler ona da eyvallah diyecem. Ama hiçbir açıklama yapılmamış.

Uzun lafın kısası film fena değil. Azıcık açıklama beklediğiniz kocaman soru işaretlerini görmezden gelebilirseniz güzelce vakit geçirmeniz garanti. Ama bu haliyle kaçınılmaz bir “eksik bırakılmışlık” hissiyle tamamlıyorsunuz filmi.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: