Hazır aklımdayken…

Bol keseden sallayayım dedim.

District 9: Uzaylı Mülteciler ya da Mülteci Uzaylılar

Aslında District 9’u izleyeli 2 hafta kadar oluyor ama yeni yazma fırsatı buldum. Uzun bir zamandır adını duyduğum, güvendiğim kişiler tarafından tavsiye edilen, sıradışı olduğu öne sürülen bir film kendisi. Lafı dolandırmadan tüm bu övgüleri hakettiğini söyleyeyim en baştan. Şimdi de lafı dolandırmaya başlayayım.

District 9, tarzına göre son derece düşük bir bütçeyle ortaya çıkmış bir yapıt. Neyse ki bu düşük bütçe filmin görsel tarafına ve oyunculuk kalitesine olumsuz bir etkide bulunmamış. Bir bilimkurgu filminden beklenen tutarlı ve orijinal hikaye, etkileyici görseller ve yenilikçi bakış açısını ihtiva ediyor. Böyle olunca her dakikasını merakla izlediğiniz, türün meraklıları için “must-see” klasmanına girecek bir film ortaya çıkmış oluyor.

District 9’u farklı kılan özelliği hikayesi. 1982 yılında Güney Afrika’nın Johannesburg kenti üzerine devasa bir uzay gemisi yerleşiyor. Önce insanlar bi tırsıyor ister istemez ve ilk hareketin onlardan gelmesini bekliyorlar. Bakıyorlar hareket yok o halde biz irtibat kurmaya çalışalım diye düşünerek gemiye zorla giriş yapıyorlar. Buraya kadar coğrafi konum dışında son derece sıradan bir uzaylı filmi anlattım. İşler bundan sonra değişiyor çünkü gemiye girildiğinde içeride mahsur kalmış bir sürü uzaylı bulunuyor.

Independance Day, War of the Worlds gibi sıradan bir uzaylı istilası filmlerinde uzaylılar ölümüne kötü varlıklar olarak tasvir edilir. Avatar gibi filmlerde ise aksine uzaylılar çok çok iyi varlıklardır ve onlardan öğreneceğimiz çok “insanlık” vardır. District 9 olaya çok farklı bir açıdan yaklaşıyor. Şimdiye kadar uzaylılar iyi ya da kötüydü, peki muhtaç olsalar ne yapardık sorusundan yola çıkarak orijinal bir hikaye ortaya koyuyor.

Gemide bulunan uzaylılar gemilerinin üstünde bulunduğu bölgeye indirilip etrafı çevrili bir sığınma kampına yerleştiriliyor. Bu durumun yol açtığı sosyal etkiler, insanların korkularını yendikten sonraki bakış açıları filmin başında belgesel tadında veriliyor. Bu ilk kısmı ben çok başarılı buldum. Özellikle uzaylılarla alakalı sosyolojik açıklamalar yapılması, bulunan uzaylıların muhtemelen işçi sınıfından sıradan varlıklar olduklarının belirtilmesi son derece başarılı detaylar. Uzaylı dediğin illa asker kökenli olacak değil ya. Büyük laflar eden, dehşet saçan uzaylıların yerine ortalığa işeyen, kedi maması hastası, hayat felsefesinden yoksun uzaylılar var burada. Pek çok insandan pek de bir farkları yok karakter olarak. Filmde zaten insan-uzaylı çatışmasından ziyade yerli-mülteci çatışması işlenmiş.

Sene 2010 olduğunda bu sığınma kampının bokunun çıktığına ve daha kontrol altında tutulabilecek bir kampa taşınması gerektiğine karar veriliyor ve bunu gerçekleştirmek için kalender meşrep kardeşimiz Wikus ve ekibi olaya dahil oluyor. Kamp içinde yaptığı aramalar sırasında bulmaması gereken bir şey buluyor ve kendisinin uzaylı mutasyonu geçirmesine sebep olacak sıvıya temas ediyor. Olaylar bundan sonra kopuyor.

Filmin yönetmeni Elysium‘un da yönetmenliğini yapan Neill Blomkamp. 2013 yapımı Elysium’da yaptığı konuda kocaman gedikler bırakma hatasını 2009 yapımı District 9’da yapmamış kendisi. Bu sayede kafamızda dönüp duran soru işaretleri olmadan tutarlı bir bilimkurgu izliyoruz. Gerçeklik hissini sarsmadan gerekli aksiyon sahnelerini de filme eklemeyi başarmış. Düşük bütçeye rağmen son derece başarılı buldum ben bu sahneleri.

District 9 şimdiden pek çok kişi için kült film sınıfına girmiş gibi duruyor. An itibari ile IMDB’de 230. sırada olması da bunu destekler nitelikte bir istatistik.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: