Hazır aklımdayken…

Bol keseden sallayayım dedim.

B.R.M.C – Specter At The Feast

Black Rebel Motorcycle Club (nam-ı diğer B.R.M.C) ismini ilk duyduğumda Mötley Crue (ıyh) kafasında bir hard rock grubuyla karşı karşıya olduğumu sanmıştım. Eğer radyoda Beat The Devil’s Tattoo şarkılarına denk gelmeseydim böylesine dehşetengiz (ve bir o kadar da tırt) bir isme sahip olmalarının oluşturacağı önyargı sebebiyle mümkün mertebe uzak durur, varlıklarını dahi unuturdum. Neyse ki 2010 yılında Radyo Eksen dinlediğim yaklaşık 5 günlük bir dönemde denk geldim kendilerine. Radyo Eksen’e bir türlü ısınamamış olsam da sırf bu katkılarından ötürü kendilerine teşekkürü borç bilirim.

B.R.M.C, Wikipedia sayfasında belirtildiği üzere “garage rock, blues, folk revival, neo-psychedelia” türlerinde müzik yapan bir grup. Ben bu tarzlar ile yeterince içli dışlı olmadığım için türü hakkında atıp tutamıyorum, Wiki diyorsa doğrudur deyip geçiyorum bu nedenle. Genellikle bol armonikalı country şarkılarına, overdrive’ı köklemiş gitarların olduğu rock şarkılarına ve ağır akustik şarkılara yer verdikleri için tek bir albümleri bile birden fazla türün harmanlanmasından oluşuyor. Bu çeşitlilikleri benim en beğendiğim özelliklerinden biri.

Beat The Devil’s Tattoo şarkısıyla tanıştıktan sonra aynı isimli albümlerini uzunca bir süre aralıksız dinlemiştim. Ardından önce Howl, sonra Take Them On, On Your Own albümlerini hatmettim. En son Baby 81 ve B.R.M.C isimli albümlerini de dinleyerek adamların diskografisini tamamlamış oldum. Dinlediğim tüm bu albümlerinde tek bir beğenmediğim şarkı bile olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Umarı bir gün canlı dinleme fırsatı da elde ederim.

Bu kadar sevdiğim bir grup olunca Specter At The Feast isimli yeni albüm haberi şahsımı heyecanlandırdı. Gerçi albümün yayınlanış tarihi 18 Mart 2013 ama ilgili tarihte ben askerde 2-4 nöbetine gittiğim için dinleme fırsatını yaz aylarında buldum. Yakın tarihlerde Alice in Chains’in son iki albümünü de dinlediğim için müzik adına çok tatmin edici bir yaz geçirdiğimi söyleyebilirim.

Albüm yine bir B.R.M.C işi olmuş. Önceki albümlerdeki çeşitlilik devam ediyor. Albüm kapağından booklet tasarımına kadar yine çok özenli bir iş var. Booklet diyorum ama bu direk “book” olmuş. Kitap süsü verilmiş bu kitapçık (ya da kartonet ismi her neyse) için bile insanın basılı versiyonunu alası geliyor (ama tabii ki dijital versiyonuyla yetiniyorum). Yine beğenmediğim şarkı yok ama daha beğendiğim şarkılar var elbette. Fire Walker ile albüme ağır bir giriş yapılıyor, Let The Day Begin ile tempo yükseliyor. Bu şekilde inişli çıkışlı şarkıların ardından Lose Yourself ile açtıkları gibi ağır bir şekilde kapatıyorlar albümü. Bu ağır bitirişler B.R.M.C albümlerinde neredeyse bir gelenek halini almış durumda.

Albümün benim nazarımda öne çıkan parçaları Let The Day Begin, Rival, Some Kind Of Ghost, Funny Games ve Sell It. Her ne kadar sağlıklı bir yorum yapabilmek için 1 aydır ara ara dinliyor olsam da diğer B.R.M.C albümleri gibi sindirilmeye ihtiyaç duyan bir albüm olduğundan bu fikrim zamanla ufak değişikliklere uğrayabilir.

Spotify üzerinden gördüğüm kadarıyla B.R.M.C’ye benzer gruplar arasında The Dandy Warhols, Pixies ve Them Crooked Vultures var. Bunlardan benim en benzettiğim The Dandy Warhols oldu. Belki bir sonraki yazım kendileri hakkında olur.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: